Ulusal Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Türkkaya Ataöv: Ulusal Parti’yi Anlatmak Zor Değil


 
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
Hoşgeldin Ulusal Parti
PKK'yı Karadeniz'e Sokmayacağız!
Atatürkçü Parti Geliyor!
Neden Atatürkçü Parti
Türkiye Türklerindir
İleri Dergisi
Türksolu Gazetesi
İleri Dergisi

Ulusal Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Türkkaya Ataöv:

Ulusal Parti’yi Anlatmak Zor Değil

Evet, Ulusal Parti’yi anlatmak zor değil! Bu parti yurt çapında bir gereksinimi karşılamak için kuruldu. Türk ulusunun köklü geçmişinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nde eşsiz Atatürk yıllarının şanlı kazanımlarının ardından ‘olmazsa olmaz’ denen yaşamsal eksikliği gidermek için ortaya atıldı. Yeni görünümlüdür, ama ardındaki yığınsal birikimden başka, bu yolda birkaç yıldır deneyim kazanmış olan güvenilir gençlerle deneyimli yandaşlara sahiptir.

Önde gelen muhalefet partilerinin görüşleri, açıklamaları ve uygulamaları ise, toplumdaki çelişkilerin uçuruma dönüşmesini hızlandıran sekiz yıllık AKP iktidarından farklı değildir. İktidar da, başlıca muhalefet de yukarıdakilerin ceplerine yarayan açık piyasadan yanadır, Amerikancı ve AB’cidir. Baştakiler değişse bile, çözüm yerine bunalımın derinleşmesine yardımcı olacak yapıdadırlar.

Öte yandan, eşsiz Mustafa Kemâl Atatürk’ün önderliğindeki Ulusal Kurtuluş Savaşımızın yurt ve dünya çapındaki anlamı ile yeni devletin devrimciliği yurttaşlarımızın bir anlama genlerine geçmiş, kişiliğimizin kopmaz özelliği olmuştur. Bu bağlamda, halkı soyan kapkaççılığın düşmanıyız; ulus-devleti anlamayan ümmetçiliğin karşısındayız; yabancıyla haklarımızı hedef alan işbirliğini yurdu satma olarak anlıyoruz; türban-çarşaf özlemini kadın ve erkek cinsine hakaret olarak kınıyoruz. Bunların yerine milliyetçilik, cumhuriyetçilik, lâiklik, halkçılık, devletçilik ve devrimcilikten yana parti örgütlenmesiyle güçlü hamlelere inanıyoruz. Bunda yürekli, ayak direyen ve sabırlı olacağız. Bu nedenle, Ulusal Parti Türk ulusunun haklarından ve çıkarlarından yanadır ve bunların Sol içerikli atılımlarla korunabileceğine inanır.

Böylece, “TürkSolu” diye özetleyebileceğimiz bu tanımlamanın Alman Merkel, Fransız Sarkozy ve Amerikan Obama gibi soytarıların sözde “solculuğuyla” ve yeni-sömürgeci anlayışın toplumumuza uzayan sapmalarıyla bağlantısı yoktur. Ana muhalefetteki yozlaşmış yöneticiliğe ve yanıltıcı “yenileşme” yorumlarına da bel bağlamaz. Ulusal Parti’nin Sol değerlendirmesi temelde Atatürkçülükle beslenir. Samsun’a çıkan Mustafa Kemâl’in yaptığı gibi, ulusa güvenir ve onun sağduyusunun üstün geleceğine inanır. Bunun günümüzdeki anlamı olağanüstü başarılar yaratmış olan Atatürkçü tabanda destek aramak ve bulmaktır.

Atatürk’ten sonraki ters değişimin iç ve dış etkenleri olduğu açıktır. Ülkemizi bugünkü açmazlara taşıyan ve adım adım gelişen değişme yalnız bize özgü de değildir. Siyasi parti deneyimi olan tüm ülkelerde bu kuruluşların adlarının, çizgilerinin ve yandaşlarının esen rüzgârlara ayak uydurup değiştiği bilinmelidir. Örneğin, Britanya’da Liberal Parti’nin yerini İşçi Partisi almış, ama o da yalnız adını korumuş, tutumunu ise değiştirmiştir. Bu başkalaşma Tony Blair’le sınırlı bir “yenilik” de değildir; eski (işçi sınıfı önderi) Başkan (1935-55) ve Başbakan Clement Attlee Kraliçe Elizabeth’den “Earl” (Kont) soylu önadını bile almıştı. ABD’de Federalistlerle Demokrat-Cumhuriyetçilerin rekabetini bugünkü Demokrat ve Cumhuriyetçi Partiler sürdürüyorlar. ABD ve Britanya gibi çift-partili düzene ve ona uygun seçim düzenine dayalı ülkelerde yarışan iki partinin programları birbirine çok benzer ve seçimlerdeki tartışmaları da suya, sabuna dokunmaz türden yavandır. Bu kıskaç içinde (Liberal, Komünist ya da Özgür Toprak Partileri gibi) üçüncü partilerle bağımsız adayların kazanma olanakları da genelde yoktur.

Kimi Batı Avrupa ülkesinde, örneğin Almanya’da halk birbirine yakın Hıristiyan Demokratlarla Sosyal Demokratlar arasında bir seçim yapmaya zorlanmıştır. Fransa’daki düzen Üçüncü, Dördüncü ve Beşinci Cumhuriyetlerde çok-partiliyse de, 1946’daki seçimlerde üç büyük sol parti vardı, şimdi ise sağ partiler öndedir. Sovyetler Birliği’ndeki iktidar partisi yanılmazlık anlayışıyla birlikte çökmüştür. Çin Halk Cumhuriyeti’nde aynı parti iktidardadır, ama iç siyaset (tabelasıyla ters biçimde) sermayecidir. Kimi yabancı partiler, özellikle tekelci sermayenin geleceğinin sarpa sardığı aşırı bunalımlı yıllarda, ekonomiye devletin müdahalesini bile önermişlerse de, bunun amacı kapkaççı düzeni onararak yaşamını uzatmaktır.

Ulusal Parti’ye gelince: Ulusun önüne çıkıp oy isteyen siyasal örgütlenmelerin sözde dinci-tarikatçı, Kürtçü-aşiretçi ve çok-uluslu sermaye temsilciliği yapılarına dönüşmesine karşıdır. Ana muhalefet partileri, iktidar gibi, ülkemizin güney-doğu ve doğu sınırları boyunca ABD’nin ve İsrail’in bir ölçüde ortaklaşa desteklediği kanısını rahatça uyandıran “büyük Kürdistan-büyük Ermenistan” tasarılarına engel olamamaktadır. Ulusal parti ise, sınırlarımızın PKK’ya açıkça ya da örtülü biçimde Kürtlerin ayrılıkçı kümelerine teslim edilemeyeceğinin bilincindedir. Ülkenin Kürt-İslâm faşizmine doğru hızla sürüklendiği bir ortamda, güney-doğunun etkinliğini Iğdır’a değin taşımış olan ve Karadeniz kıyılarına akmağa çalışan DTP’ye, CHP’nin açılım kisvesiyle Kürtlerin ayrılıkçı kanadına bırakılmasına göz yumamayız.

Benzetmeler birbirinin tıpatıp aynı olmazsa da, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ne temel oluşturması gibi, neredeyse her bölgenin önde gelen kentlerinde şubeleri birkaç yıl önce açılmış bulunan Millî Mücadele Derneği de Ulusal Parti’yi doğurmuştur. Böylece, resmî kuruluş tarihi 16 Mart 2010 olan Ulusal Parti göründüğünden daha eski ve daha hazırlıklıdır, kısa sürede Anadolu’da ve Trakya’da yerel örgütlerini kurmuştur.

Böyle bir partiye sendikalardan, sivil toplum ör­gütlerinden, özellikle Atatürkçü derneklerden, lâik ve devrimci meslek örgütlerinden, yerel parti kollarından, kadın hakları gibi temel kişi kazanımları savunucularından, hiçbir partiyle yasal bağlantısı olmayan aydınlardan yalnız oy değil, her türlü destek beklenmelidir. İşsizlik ve pahalılık gibi yaşamsal sorunlardan bu­nalmış ama sert omurgalı işçi sınıfına önderlik yapabilecek ve ayrıca kendi tabanına sorumlu sendikacıların, öncü çalışmaları yaygın bilinen aydınların ve etkili meslek kuruluşlarının de­ğerli temsilcilerinin doğal yeri parti-içi demokrasi üstünde de gereği gibi duran böyle bir siyasal örgütlenme olmalıdır.

Tanıtım ve savaşım kuşkusuz inanç, yüreklilik, özveri, zaman, dayanç, beceri ve çaba ister. Ama Amasya Tamimi’nden Sıvas Kongresi’ne ve iki İnönü’den İzmir’e girişin sonunun Lozan olması doğaldır.

Bir yakınımın çalışma yerinde eski CHP’nin Adana’dan birkaç dönem milletvekili, gördüğümde 91 yaşında ve ceketinin üstünde Atatürk rozetli bir bey tanıdım. Bana şu anısını aktardı: Atatürk’ün Adana’ya bir gelişinde, yetenekli bir genç olarak onu Cumhurbaşkanına tanıştırmışlar. Tüm olasılıkları dikkate alan ve gerçekçiliği üstün yeteneklerinden biri olduğu bilinen A­tatürk, gencin söylediklerini dinledikten sonra, çevresindekilere demiş ki: “İleride bir gün CHP’yi kapatırlarsa, bu çocuk yeniden kurar!” Günümüzde Atatürk’e yaraşan partiyi birtakım gençler Ulusal Parti adıyla kurdular...

(İLERİ, sayı 45-46)

Ulusal Parti çalışmalarına katılmak ya da bilgi almak için lütfen formu doldurunuz.


İsim:


e-posta:


Telefon:


Cep Tel:


İlçe:



Şehir:

Ulusal Parti Genel Merkezi: Ahmet Mithat Efendi Sokak No: 14 Çankaya/Ankara Tel: 0312 442 8 777