Ulusal Parti Genel Başkanı Gökçe Fırat Çulhaoğlu: Yeteerrrr!


 
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
Hoşgeldin Ulusal Parti
PKK'yı Karadeniz'e Sokmayacağız!
Atatürkçü Parti Geliyor!
Neden Atatürkçü Parti
Türkiye Türklerindir
İleri Dergisi
Türksolu Gazetesi
İleri Dergisi

Ulusal Parti Genel Başkanı Gökçe Fırat Çulhaoğlu:

Yeteerrrr!

AKP’nin anayasa değişikliği oyununa karşı muhalefet ne yapıyor?

Maalesef hiçbir şey yapmıyor...

Tüm Türkiye AKP’nin “Evet” bilbordları ile donatılmış durumda ama CHP ve MHP’nin “Hayır” bilbordları yok.

Neden?

Sorun elbette para değil, çünkü CHP AKP’den bile daha zengin bir parti.

Ama muhalefet AKP’nin belirlediği zeminde, yani 12 Eylül zemininde bir propaganda yürütüyor. Bu ise AKP’yi daha da güçlendiriyor. Çünkü böylelikle Anayasa değişikliğinin özünü halk öğrenememiş oluyor.

İkincisi AKP’nin zayıf karnı olarak görülen fakirlik edebiyatı özellikle CHP tarafından işleniyor. Ama bu da sadece AKP’yi zayıflatacak bir propaganda ve anayasayla ilgili değil.

Kısacası AKP, referandum paketinin içeriğinin konuşulmaması için,gündemi belirliyor, MHP ve CHP bu sahte gündemi tartışıyor, bu arada ise AKP halkı yalan propaganda ile “evet”e ikna ediyor!

Bu arada tıpkı 12 Eylül döneminde olduğu gibi “Hayır” kampanyalarına valiler, kaymakamlar, emniyet engel oluyor. “Hayır” kampanyası adeta yasaklanıyor.

Ama en büyük yasağı muhalefet kendisi koyuyor. Anayasa zeminini tartışmıyor.

Kısacası “hayırcı”lar “hayır” kampanyası yürütmüyor.

Burada hemen CHP içindeki darbe akla geliyor. Deniz Baykal gibi, hukukçu bir genel başkan elbette bu referandumu doğru zeminde, yani hukuk zemininde yürütürdü. Halka bu değişiklikle ne tür bir diktatörlük geleceğini anlatabilirdi.

Demek ki darbeciler doğruyu yapmış. Doğru “hayır” kampanyası yürütecek adamı indirip en yanlış adamı başa geçirmiş.

Kılıçdaroğlu ise sözde tüm Türkiye’yi geziyor ama sadece kendilerini avutuyorlar. Çünkü kasaba kasaba gezerek bugüne kadar topladıkları insan sayısı, AKP’nin mitinglerinde toplananların onda birini bile bulmuyor.

Ama Kılıçdaroğlu ekibi insanları değil kilometreleri sayıyor. Sanki üç Türkiye turu atsa sonuç değişecek.

İktidar Kılıçdaroğlu’nu köy köy dolaştırıp, azınlık kitleye hapsederken, Tayyip meydanları dolduruyor.

Üstelik Kılıçdaroğlu Tayyip’e en büyük iyiliği yapıyor.

Türbana özgürlük getireceğim diyor!

Adamı Alevi diye seçtiler o tarikatlara yaranmaya çalışıyor!

Ve PKK’ya, Apo’ya genel af istiyor!

İlk defa Tayyip şehitlerden bahsadiyor. Kısacası Kılıçdaroğlu Tayyip’i şehit dostu, CHP’yi PKK ve Apo dostu konumuna getiriyor.

Büyük başarı.

Tayyip binlerce saat konuşsa insanları, şehit dostu olduğuna inandıramazdı ama Kılıçdaroğlu iki kasaba konuşması ile bunu başarabiliyor.

MHP desek hiçbir şey yapmıyor.

Bu değişiklik paketinin en büyük hedeflerinden biri olan sendikalar ise sessizce tasfiye edilmeyi bekliyor.

Eğer “evet” geçerse bir işçi iki sendikaya üye olabilecek. Yani AKP mevcut muhalif sendikaları tasfiye edip, AKP’li sendikaları güçlendirecek.

Tüm yetkisi elinden alınacak sendikalar nerede?

Üstelik Tayyip bunu bir demokrasiymiş gibi sunuyor. O zaman bir insan iki partiye üye olabilsin!

Hatta seçimlerde bir insan iki partiye oy verebilsin!

Tayyip klasik kurnazlığıyla halkı yine kandırmaya çalışıyor ama sendikalar kendi haklarını savunamıyor.

Bundan sonraki anayasada bir erkek iki karı alabilecek de diyebilirler!

Utanmadan kişisel veriler korunacak diyorlar. Ama kurdukları sistemle tüm Türkiye’yi dinliyorlar!

Yüksek Askeri Şura kararları yargıya açılacak diyorlar ama zaten o yargıyı ele geçirmiş olacaklar!

Yani son YAŞ’ta olduğu gibi atamaları Tayyip yapacak, itiraz eden olursa Tayyip’in mahkemelerine itiraz edecek!

Kimi dangalaklar ise AKP’nin çalışması yetmezmiş gibi sokaklarda “yetmez ama evet” diye bildiri dağıtıyor.

Nesi yetmez?

İçeri attıkları gazeteciler mi yetmez?

İşçiye attıkları dayaklar mı yetmez?

İşten attıkları işçiler mi yetmez?

Sattıkları fabrikalar mı yetmez?

Basına uyguladıkları baskılar mı yetmez?

Daha ne istiyorsunuz?

Adamın bir tek ananızı bellemediği kaldı, onu mu istiyorsunuz?

Türkiye’de bugün de yeteeerrrr! demiyeceksek ne zaman diyeceğiz...

Yeteeerrrr!

Tayyip’e yeteeerrr!

Diktaya yetteerrr!

Faşizme yetterrrrr!

Şeriatçı baskıya yeteeerrr!

Halk düşmanlığına yeterrrr!

Bölücülüge yetteerrrr!


(TÜRKSOLU, sayı 295, 30 Ağustos 2010)

Ulusal Parti çalışmalarına katılmak ya da bilgi almak için lütfen formu doldurunuz.


İsim:


e-posta:


Telefon:


Cep Tel:


İlçe:



Şehir:

Ulusal Parti Genel Merkezi: Ahmet Mithat Efendi Sokak No: 14 Çankaya/Ankara Tel: 0312 442 8 777