Ulusal Parti'nin ilkeleri
Partinin Temel İlkeleri, İdeolojisi: Atatürkçülük
Ulusal Parti amacına ulaşmak için Atatürkçü ideolojiyi temel rehber edinir.
Atatürkçü ideoloji Altı Ok’tur.
Atatürkçülük, yalnız Türk ulusunun değil tüm mazlum ulusların bağımsızlık, özgürlük, çağdaşlaşma ve devrim ideolojisidir.
Atatürkçülük, Ulusal Kurtuluş Devrimleri ve emperyalizm çağının evrensel ideolojisidir. Tüm ezilen uluslara sömürüsüz bir dünya için rehberlik eder.
Türk Devrimi ve Atatürkçülük sadece Türklerin değil tüm ezilen ulusların emperyalizme karşı mücadelelerinde ilk başarılı örnektir. Bu başarının tarihsel sonucu “Ulus Devlet” tir.
Ulusal Parti, Atatürkçü bir Türkiye’den Atatürk’ün Altı Ok ilkelerinin eksiksiz uygulandığı bir Türkiye anlar.
Altı Ok’un demode olduğu, geliştirilmesi gerektiği, bazı ilkelerinin terk edilebileceği biçimindeki ve diğer türdeki sahte Atatürkçü tüm yorumlara şiddetle karşı çıkar.
Türkiye’nin sorunlarının tıpkı Atatürk öncesi dönemde olduğu gibi emperyalizme bağımlılık, gericilik ve bölücülük olduğunu saptayan Ulusal Parti, çözümün de yine Atatürk’ün devrimci politikalarında olduğunu savunur.
Altı Ok bugün de Türkiye’nin kurtuluş ve yükseliş yoludur.
Partimizin temel rehberi olan Altı Ok şunlardır:
Cumhuriyetçilik:
Türk ulusuna en uygun siyasal düzen Cumhuriyet’tir. Cumhuriyet, ulusal egemenliği tam anlamıyla gerçekleştirir. Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti hem Batı tipi oligarşik, parlamenter rejimlere hem de Ortaçağ’dan kalma ulusların egemenliğini gasp eden despotik yönetimlere karşı gerçek demokratik ve çağdaş yönetim biçimidir.
Milliyetçilik:
Milliyetçilik ilkesi, ezilen ulusların kendi çıkarlarını, bağımsızlıklarını, birliklerini ve bütünlüklerini savunmasına olanak tanıyan barışçı düşüncedir.
Türk milliyetçiliğinin tek bilimsel ve çağdaş yorumu Atatürk milliyetçiliğidir.
Atatürk milliyetçiliği, Türkiye’de Türk ulusal kimliğinden başka hiçbir kimlik kabul etmez.
Halkçılık:
Halkçılık ilkesi, Türkiye’nin “sınıfsız, imtiyazsız ve kaynaşmış” bir toplum olmasını amaçlar. Halkçılık, Ortaçağ’dan kalan ve günümüzde Türkiye’ye dayatılmış emperyalist kapitalizmin yarattığı sınıfların ve zümrelerin ayrıcalıklarına karşıdır. Halkçılık, eşitlikçi ve sömürüsüz bir toplumu ve dolaysız bir ulusal egemenliği simgelediği için gerçek demokrasidir.
Devletçilik:
Devletçilik ilkesi, Türk milletinin kendi ulusal doğasına ve tarihine aykırı olan, Türkiye’yi sömürgeciliğe bağlayan ve yok eden kapitalizme karşı bağımsız ve özgür biçimde kalkınmayı sağlayan ekonomi sistemidir.
Devletçilik, geçici bir ekonomi siyaseti veya karma ekonominin bir başka çeşidi değildir. Tersine Atatürk ve arkadaşları devletçiliği kapitalizme ve liberal bireyciliğe alternatif, Türkiye’ye has bir toplumsal düzen olarak görmüşlerdir.
Laiklik:
Laiklik ilkesi, arkasına dini alan ve dini kullanarak halkın özgürlüğünü kısıtlayan güçlerin elindeki egemenliğin doğrudan halka verilmesidir. Halk egemenliği kendisi var eder ve kendisi kullanır, uhrevi olduğunu iddia eden hiçbir güce devretmez.
Laiklik, Türk ulusunun din ve vicdan özgürlüğünü kullanması, devletin dinden bağımsızlığı, dinin siyasete alet edilmemesi, din adına siyaset güdülmemesi demektir. Din, insanların kendi bireysel seçimidir, kimse inanmaya ya da inanmamaya, ibadet etmeye ya da etmemeye zorlanamaz. Devletin hiçbir kurumu ve görevlisi din adına siyasi, cemaatsel ya da kişisel amaçlı örgütlenme ve propaganda yapamaz.
Devrimcilik:
Devrimcilik ilkesi, Türk Devrimini ve Atatürk İlkelerini korumanın ve ilerletmenin yoludur.
Atatürk, ulusal egemenliği ve bağımsızlığı sağlamak için ulusun dış ve iç düşmanlarına karşı bir devrim yapma yolunu izledi. Daha sonra da ancak devrimci bir yönetimle Atatürkçü İlkeler uygulanabildi.
Bugün Türkiye’nin emperyalizme bağımlı, gerici ve bölücü düzeni Atatürkçülüğün tam karşıtıdır. Dolayısıyla bugün de Atatürkçü olmak düzene karşı devrimi ve devrimciliği savunmayı gerekli kılar. |